SAMOS

Nam-ı diğer Sisam, 

Çok güzel bir ada, yemyeşil. Türkiye’ye çok yakın, hatta en yakın Yunan adası. Çizgili bir deftere notlar aldık giderken, ne yenir, nerelere gidilir, müzeler filan. Aman kaçırmayalım dedik, onu da görelim bunu da içelim. Maazallah hepi topu üç gün. 

Kuzeye giderken Vathi’den sonra Kokkari’de durduk. Kutsal defteri çıkardım ve notlarımıza baktım, diyor ki “arpacık soğanı manasına gelen rüzgarlı bir kasaba.” Yanında parantez içinde bir de not, “gitmesek de olur.” 

“Bana bırak,” diyor Samos, “ne gösterip ne saklayacağımı, nerede içecek suyun, nerede tadacak şarabın, nerede yiyecek bir lokma ekmeğin var? Ben bilirim. Vadetmem, ikram ederim.” 

“Adada olmak böyle bir şey, madem birkaç günlüğüne geldin, geri döneceksin ana karaya, bana bırak o zaman. Örneğin, dünyanın her yerinde müzeler pazartesi günü kapalı olur. Malum, sen de tuttun Salı gününe bıraktın Arkeoloji müzesini. Bıraktın da ne oldu? Kapı duvar. Oradan Pisagor’un mağarasına koştun, yine kapı duvar. Allah’tan evlerin ve ailenin koruyucusu, tanrıça Hera’nın tapınağı açık alanda da tel örgüler arasından gördün 115 sütundan kalan tek bir tanesini.”

Akşamüzeri yani vaktin bereketi hala hüküm sürerken, sürekli dışarda ve her yer bizimken, mekanla ve insanla daha kolay bağ kuruyor, hep tanıdık yüzlerle karşılaşıyorken, bir aidiyet duygusu peydah oldu üzerimize. Ana kara uzak, oraya erişim zor, ha deyince gidemiyorsun. Mutlak olanla, iktidarla, babayla kurduğun ilişki zayıflıyor, bilinç dışı desen fora. Otoriteden uzak sana benzeyen insanlarla beraber bir çemberin içinde muhalifsin. Öylesine, durup dururken, sırada değilken sıra sana gelmiş gibi. Tevekkeli değil mi Yunanistan’da Komünist parti en çok oyu adalardan alır.  

Kuşadası limanından feribota bindik. 29 Eylül sabahı saat 09:00. Türkiye ve Yunanistan arasındaki en kısa mesafeden, Dar Boğaz’dan geçtik, bir taraf Yunan bir taraf Türkiye, ikisinin de gözü birbirlerinin üstünde. Renkler henüz bir araya gelmeden, ışık vurmadan daha üstüne sisin, saklı gökkuşağının eşliğinde, ıtırlı yoldan adaya indik. Ünlü matematikçi Pisagor’un doğduğu antik liman kenti Pythagoria’ya. Kıyı turkuaz, sonrası lacivert, sırtını Kelkis’e dayamış, gözünü Ege’den alamayan kırmızı kiremitli, beyaz badanalı evler tertemiz. Gökyüzünü bile sirkeli sularla silmiş Hera. Tek bir kırık kulp, arnavut kaldırımlarında oynak bir taş, sıvası dökülmüş duvar, çiçeksiz saksı, mutsuz bir kedi yok. 

Corner bardan sonraki ikinci sokakta Bakery fırın, ıspanaklı, peynirli ağızda dağılıveren börekler, İçi tıka basa kremalı  baugatsa, biri kucağında biri eteğinde iki bebeli fırıncı kadın.

Pisagor plajı kilometrelerce uzun, solunda Samos kalesi, arkanda çam serviler arasında Psilanis Manastırı, ıtır ağacı, begonvil, çakıl taşları, Mythos birası.

Acropol otelde Aspasia karşıladı bizi. Güler yüzlü, temiz ve çok ilgili. Büyük annesinden almış adını, o da Miletli Aspasia’dan. kaldığımız otel, yemek yediğimiz tavernalar, küçük pastane ve barlar hep aile işletmesi. “Adaları neden yerli veyahut yabancı yatırımcılara açmıyorsunuz, zincir oteller filan” diye sorduklarında, ekonomiden sorumlu en baş bakan şöyle diyor. “O zaman kültürümüz yok olur ve aileler işsiz kalır.” 

Metamorfoz kilisesinin denize nazır mezarlığı mini bir şehir gibi, kadınlar ellerinde fırçayla temizliyorlar yanını yönünü, beyaz mermerler güneşin altında parlıyor, her bir mezarın yanında torbalar dolusu toprak, atalarının küçük bahçelerini havalandırıyor, yeni çiçekler ekiyor kadınlar.

“Yunancada bir tabir var, buna “Patris,” denir. Baba toprağı, ata toprağı demek. Yunan aile deyince ailenin oturduğu mülkü de anlar. Tarımsal araziyi, sahip olduğu orman arazisini hatta atalarının mezarlarını anlar. 

Kendi atanın toprağında gömülmek önemli bir şeydir. Yunanda doğa kavrayışı daima tanrısal olanla insani olanın yani ölümlünün bir arada olmasıdır. Her şeye, orada tanrısal bir şey olabileceğine ve ona yaptırım yapabileceği hürmetiyle yaklaşır. Biz bugün bir ağacı keserken ya da bir elmayı koparırken bu elmanın bir sahibi vardır diye düşünmüyoruz. Halbuki Yunan düşünür. Bu elmanın sahibi var, tanrısal bir sahibi. O sahiple bir ilişki kurar. Yunan atasının mezarına hürmetsizlik edilmesine izin vermez. Çünkü en önemli şey aslında o atalarının mezarlarının oluşturduğu geleneği sürdürmektir, “diyor, İlyada’yı orijinal dilinden çeviren Klasik Filoloji Profesörü Erman Gören.

30 Ekim Pazartesi, Kuzeye, yukarı çıkıyoruz, zeytin, dut, nar ve çam. Şarap müzesi kapalı. Sonra kıyın kıyın sahil yolu, incir, nar. Vathi limanı, Kokkari, yine çıkıyoruz, çınar, çam, meşe, Manolates dağ köyü, horoz ibiği, Pisagor kadehleri, Despinas tavernası, vanilyalı bademli dondurma, sarımsaklı ekmek. Kerkis dağının etekleri, Marathakampos köyü, Manolis’in reçineli şarabı, Coutsodontis winery, siesta saatinde ziyaretçi almayan mavi kubbeli Evangelista kilisesi, yeşim çiçeği.

Rivayete göre La Fontaine’ye ilham veren Ezop da buralardan geçmiş, aradık izini ama Samos pek oralı olmadı, bulamadık. 

“Çay Agora’da içilir,” yemeğe gelmediğimiz için Çetin Bey sitem etse de mülteci kampından gelen Suriyeli Cemal çocukla bize çay ikram etti. İçerde bakır çay ocağı, Viyana’da bıraktığı kızının fotoğrafları. Geçmişi bizim oralardan, Antakya, Samandağı, Adana, Mersin. Son akşam yemeğimizi orada Agora’da yedik. Yunan salatası, kalamar ve Kuşadası’ndan getirdiği yeni rakı. Mercan, reyhan, okaliptüs. 

1 Ekim Salı günü, Ayşegül ve Nüfer Nicoleta’nın nadiren açtığı dükkanına gittiler. Enjoyyourtrip, arabanın anahtarını bırakmaya. Gelirken zeytin toplamışlar, adanın ikramıymış.

Pisagor plajının hemen limandan başlayan ucunda oturmuş, feribot saatini beklerken hayıflandık. Buralar da güzelmiş, hem de çok güzelmiş, akşam da canlı müzik varmış, Yunan müzikleri. Yazarı kollektif, kadim kaynağından, isimsiz, tanıdık, içerden, dilinin ucuna gelmiş gibi, belli belirsizmiş de söze hacet yokmuş gibi mırıldandığımız tanıdık şarkılar. Dinlemiş kadar olduk.

Ve ayrılık saati geldi. Ana kara bizi bekler. Sağ sancak, sol iskele, istikamet gerisin geri Kuşadası. Teşekkürler, Memo, Nüfer ve güzel Ayşegül.

19 Ekim 2024,

Bodrum, Bitez

Yelda ugan S.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.